|
|
Bizantion
 Gündüz Eğitim ve Yayıncılık www.gunduzyayincilik.com Tel:(312) 384 30 21
|
ANNE BEN ENGELLENDİM!
BAŞARI VE MUTLULUK, İNSANI GİTTİĞİ YERDE KARŞILAMAZ; İNSANLA BİRLİKTE GİDER.
Her şeyin hızla değiştiği bir dünyada, eğitilmiş insan potansiyelinin yetiştirilmesi,eğitim sistemlerinin iyileştirilmesi,yenileştirilmesi ve dünya gerçeklerine uyarlanması gerekmektedir.Buda ancak eğitimle mümkündür.
Toplumdaki fertlerin, ihtiyaç duydukları alanlarda,bireysel farklılıklarına uygun olarak eğitim almaları, çağdaş bir eğitim anlayışının gereğidir.
Günümüzde, toplumumuzun her ferdinin bedeni,zihni ve sosyal becerilerini geliştirecek şekilde ihtiyaç duyduğu alana göre eğitimden yararlanması,ülkemizin uluslar arası platformda hak ettiği yeri alabilmesiz için vaz geçilmez bir unsurdur.Bu bağlamda Eğitim sisteminin iyileştirilmesi ve yenileştirilmesi,özel eğitime önem verilmesini gerekli kılmaktadır.
Elinizdeki bu kitap, Üniversitelerimizde çocuk gelişimi bölümlerinde ders kitabı olarak okutulan ve okutulacak olan bir çalışmadır.
Bu çalışmanın hayırlara vesile olmasını diliyorum.
|
| HER PAZAR GÜNÜ AKRAFM'DE SAAT 19.00-20.30 ARASINDA SİZE KONUK OLACAĞIZ...CANDA ÖZÜR OLMAZ |
|
Kategori: |
Yazan: Mustafa Öztürk |
0 Yorum |04 Ekim 2008, Cumartesi
Merhaba sevgili dostlarım
Uzunca bir aradan sonra,CANDA ÖZÜR OLMAZ radyo programı yeniden AKRAFM ‘de başlıyor.
Türkiye radyo televizyonlarında tek program olan ve engellilerin kendilerini ifade edebildikleri bir kürsü olan program kuşağı her Pazar günü saat 19.00-20.30 saatleri arasında her zaman olduğu gibi canlı olarak yayınlanacaktır.
Yeni yayın döneminde yep yeni içeriği ile dinleyicilerinin karşısına geçecek olan “CANDA ÖZÜR OLMAZ” radyo programına sizde katılabilir,görüş ve önerişlerde bulunabilirsiniz.
Ayrıca özür guruplarından katılmak isteyen,başarılarıyla öne çıkmış,adına yılmayanlar denen engelli dostlarımızda konuk etmek istediğimizi de özellikle belirtmek isteriz.
Engelliler fark etmediğimiz sevgi dolu yüreklere sahiptirler.Onlar için hayatı daha yaşanabilir hale getirmek bizim insani görevimizdir. Kimse bu sevgiyle bezeli yürekleri görmezlikten gelemez.Size unutulmaz bir anekdotu ileteyim.
“Birkaç yıl önce, Seattle Özel Olimpiyatları'nda, zihinsel özürlü olan dokuz yarışmacı 100 metre koşusu için başlama çizgisinde toplandılar. Başlama işareti ile birlikte hepsi birden yarışa başladılar. Bir hamlede başlamadılar belki ama, yarışı bitirmek ve kazanmak için istekliydiler. Yarış başlar başlamaz içlerinden bir delikanlı tökezleyip yere düştü ve ağlamaya başladı. Diğer sekiz yarışmacı delikanlının hıçkırıklarını duydular ve yavaşlayarak geriye baktılar. Sonra hepsi yönlerini değiştirdiler. Geriye dönerek genç delikanlının yanına geldiler. İçlerinden Down Sendromlu bir kız eğilip delikanlının yanağına bir öpücük kondurdu ve "-Bu onun daha iyi olmasını sağlar" dedi. Sonra dokuzu birden kol kola girdiler ve bitiş çizgisine doğru hep birlikte yürüdüler. Stadyumdaki herkes ayağa kalkıp dakikalarca bu yürekli insanları alkışladılar. O gün orada bulunan herkes hala bu öyküyü anlatıyor.”
Her sabah gazeteleri inceliyor, haberleri dinliyorum.“Nasıl bir toplum olmalıyız? Daha önemlisi o toplumu nasıl oluşturacağız? Toplum gerçeklere dayalı yaşama pratiğini nasıl kazanacak?” diye onlarca soru oluşur kafamda. Ne yazık ki bu sorular çoğu zaman cevapsız kalıyor.
“Nasıl bir toplum istiyoruz” sorusunu “Özürlü bir toplum istiyoruz” diye yanıtlayayım. Daha doğrusu “Özürlü olduğunu kabul eden bir toplum istiyoruz”. Özürlülerin yukarıdaki destanından zevk alıyoruz, hatırlıyoruz.. Yoksa, her sene nice yarışmalarda birinci olan “mükemmel olduğunu düşünen” yarışmacıları hangimiz hatırlıyor?
İki satır sözle noktalayalım ve sizi yarın radyo programına bekleyelim;
Birinci olanlar, insanları arkalarında bırakırlar,
Bir İnci olanlar, insanları etrafına toplarlar.
Mustafa ÖZTÜRK
|
| BELGESELİMİZ HAZIR... |
|
Kategori: |
Yazan: Mustafa Öztürk |
0 Yorum |16 Temmuz 2008, Çarşamba
Merhaba sevgili dostlar;
Çok uzun zamandır üzerinde çalıştığımız ve Türkiye’de bir ilk olan engellilerin tarihini ve toplumla bütünleşme sorunlarının neler olduğunu anlatan bir belgesel hazırladık.Bu belgeseli kendi sınırlı imkanlarımızla olabildiğince profesyonel ve kaliteli olmasına özen gösterdik.Çok ama çok kaliteli bir ürün çıktı ortaya.
Bu CD'e herkes ücretsiz sahip olacak.Tabi bunun maliyetini karşılamak için hayır sahibi dostlarımızın (fatura ve reklam karşılığı olacak) katkılarını bekliyoruz.
Yapılan araştırmada Türkiye genel nüfusunun % 13’ü okuma yazma bilmiyorken. Engelli nüfusun % 36’sının okuma yazma bilmediği görülmüştür.
Sonuç olarak, okuryazarlığı olmayan ve eğitim seviyesi düşük bir engelli kitlesinin varlığından söz edilebilir.Bu olumsuz tablo, aynı zamanda yoksulluğunda göstergesidir.Eğitimsiz engelliler,istihdam edilememekte, sosyal güvenceye sahip olmamaktadır. Tüm bu sorunları hazırlamış olduğumuz belgeselde görüntüleyerek anlatmaya çalıştık. Bu belgesele ücretsiz olarak sahip olabilirsiniz…Bu belgeselin çoğaltılarak ülkemizin en ücra yerine kadar ulaşmasını istiyoruz.Bu yaklaşım toplumda engellilik bilincinin oluşmasına katkı yapar.
Selam ve dua ile
|
|