|
Kategori: EdDİTÖRDEN |
Yazan: dalicoskun |
Okunma Sayısı: 975 |
16 Şubat 2008, Cumartesi
AŞK 'IN TARİFİ... MERHABA SEYHAN HANIM ARAMIZDA SENI YENIDEN GÖRMEK GÜZEL..HOŞ GELDİN
Aþk'ýn ömrü Bu gün bir kitap okudum. Hani o bir günde, belki birkaç saatte okunabilen kitaplardan birini. Çok güzel bir adý var : AÞKIN ÖMRÜ ÜÇ YILDIR ( Frederic Beigbeder) Kitaptaki bir bölüm çok dikkatimi çekti : Ýlk yýl 'Beni terk edersen kendimi öldürürüm 'denir. Ýkinci yýl 'Beni terk edersen acý çekerim ama kendimi toparlarým ' denir. Üçüncü yýl 'Beni terk edersen þampanya patlatacaðým 'denir. Bazýlarýnýzýn býyýk altýndan güldüðünüzü görüyorum beyler. Hadi saklamayýn. Ýtiraf edin. Yazar pek de haksýz sayýlmaz, deðil mi? Ne kolay harcarýz aþklarý biz. Bir kalemde sileriz. Çok kolay bulur, ayný hýzla da kaybederiz. Bir hata var ama nedir bilemiyorum ? Aþkýn tarifini henüz yapabilmiþ deðilim. En beðendiðim aþk tarifi sevgili Mevlana'ya ait : Aþk sayýya sýðmaz, ölçüye gelmez sevgidir. Ne deriz hep : Seni çoook seviyorum. Çok nedir, sayabilir misin? Ö lçebilir misin ? On gram buðday bir karýncaya göre çoktur. Bir kamyon buðday da benim için çoktur. Çok'u ölçebilir misiniz? Çok, kaç santimdir, kaç gramdýr. Demek ki ölçülemeyen, tartýlamayan ve sayýlamayan sevgiler aþktýr. Ama karýþtýrýlan bir þey var : Beðeni, tutku, cinsel istek, cazibe, bir anlýk hoþlanma, elektrik, felsefe uyuþmasý, vs. vs. = Aþk. Olabilir mi? Olamaz. Ýnsan aþýk olduðunu nasýl anlar, nasýl hisseder ? Vazgeçilmez hislerin, vazgeçilmez insanýn o, olduðunu nasýl anlar ? Çok iyi mi düþünmek gerek . Yoksa balýklama, ne olursa olsun diye iliþkiye dalmak mý gerekir ? Balýklama dalarsanýz , su yüzüne çýkýþýnýz kadar sürer aþkýnýz. Vazgeçilmez olmalý... Kýzdýðýnýz halde vazgeçilmez... Küstüðünüz halde vazgeçilmez... Sabah uyandýðýnýzda aðzý koktuðunda bile vazgeçilmez... Çýrýlçýplak, makyajsýz, cici elbiselersiz olduðu zaman bile vazgeçilmez... Eleþtirirken bile vazgeçilmez... Hayýr dediði halde vazgeçilmez... Sizi unutsa da vazgeçilmez.. . Dedim ya vazgeçilmez olmalý ! Hangimiz ilk aþkýmýzý hatýrlayýp of, off, offff demedik. Demediniz mi ? Hadi hep beraber düþünelim. Ne o deprem mi oluyor, karþýki daðlar yýkýlmaya baþladý? Siz beyler belki 50 yaþýndasýnýz. Ýlk aþkýnýzý 15 yaþýnda mý yaþadýnýz? Demek ki aþkýnýzýn yaþý 35. Üç yýl deðil yani... Hani o aðacýn altýnda onu ne kadar da öpmek istemiþtiniz de olmamýþtý. Siz güzel bayanlar yaþýnýz 35 olsun. Ýlk aþký 17 yaþýnda tattýnýz. Yani tam 18 yýl önce. Unutamadýnýz deðil mi? Hatta o sebeple ona benzeyen biriyle evlenmediniz mi? Ahh, ahhh, hatta of, offf... Aþký yaþatmak için... Çaba gerek... Gayret gerek... Karþýlýklý çalýþmak gerek... Ýtina gerek... Ýncitmemek gerek... Gerek, gerek, gerek. Yani ne yapýlmasý lazýmsa onun yapýlmasý gerek. Aþký kaybetmek içinse bir acý söz yeter. Unutmayýn verdiðiniz acýlarý hiç bir þey mazur gösteremez ve silemez. Bir de aþký asla ama asla eleþtirmeyin. Çünkü aþký eleþtirenler ona en çok ihtiyacý olanlar dýr... Ben açýkçasý Mösyö Frederic'e katýlmýyorum. Hatta okurken ona acýdým bile. Halbuki aþk evlilikleri ile ilgili ne güzel kitaplar var. Keþke o kitaplarda anlatýlan mutluluðu yakalayabilseydi... Aþk, buðday baþaðý gibi sizi kendi içinde toplar. Fakat buðdaylarý seçmek ve ayýrmak için harman eder, kabuklarýnýzý atmak için kalburdan geçirir, beyazlatmak için deðirmende öðütür. Sonra sizi yumuþatmak için yoðurur. Sonra da kendi mukaddes ateþine atar ki hayatýn kalbinden bir parça olasýnýz. Aþk, sabahleyin kanatlanmýþ bir kalp ile uyanmak ve akþam sevgi sözcüklerini terennüm ederek uykuya dalmaktýr.. SEYHAN YILMAZ
|